Ergenlik döneminin başlamasıyla birlikte çocuklarda görülen hızlı boy uzaması süreci büyüme atağı olarak adlandırılır. Kemik ve omurga gelişimi açısından son derece önemli olan bu dönem, skolyoz tanısı bulunan çocuklar ve ergenler için aynı zamanda eğriliğin ilerleme riskinin en yüksek olduğu süreçlerden biridir. Omurga büyüme atağı sırasında hızla uzarken, mevcut olan hafif dereceli bir skolyoz eğriliği aylar, hatta bazı durumlarda haftalar içerisinde belirgin şekilde artış gösterebilir. Bu nedenle büyüme döneminin yakından takip edilmesi, skolyoz tedavisinin en önemli basamaklarından birini oluşturur.
Büyüme atağı sürecinde omurgadaki rotasyon ve yana eğrilik arttıkça, gövde kasları arasında belirgin bir dengesizlik oluşmaya başlar. Eğriliğin iç tarafındaki kaslar zamanla kısalıp sertleşirken, dış taraftaki kaslar uzayarak zayıflayabilir. Kaslar arasındaki bu asimetrik yük dağılımı, omurgaya binen mekanik kuvvetleri değiştirerek skolyozun ilerlemesini hızlandırabilecek bir ortam oluşturur. Bu nedenle kemik büyümesinin henüz tamamlanmadığı bu kritik dönemde, omurga gelişiminin düzenli aralıklarla değerlendirilmesi ve eğrilik derecesindeki değişimlerin dikkatle izlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Adana’daki fizyoterapi merkezimizde, büyüme atağı dönemindeki çocuk ve ergenlerin skolyoz takibini bilimsel kriterlere uygun şekilde titizlikle yürütüyoruz. Eğriliğin hızlı ilerlemesini kontrol altına alabilmek amacıyla Schroth yöntemi başta olmak üzere kanıta dayalı, omurgayı üç boyutlu olarak düzeltmeye yönelik özel skolyoz egzersiz programları uyguluyoruz. Gerekli görülen vakalarda korse tedavisi ile fizyoterapiyi birlikte planlayarak omurganın doğru pozisyonda desteklenmesini hedefliyoruz. Hızlı boy uzamasının yaşandığı büyüme atağı döneminde düzenli uzman takibi, kişiye özel egzersiz programları ve uygun korse kullanımı, skolyoz tedavisinin başarısını artıran en önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

No responses yet